Salı, Mayıs 17, 2005

İzmir Umulanları Vermeyen Şehir:(

İstanbul'u bırakmış olmamın acısı,sıkıntısı, burukluğu varken bir şehre alışmak için kendi sınırlarını zorluyor insan.Geri kalanlar arkadaşlıklar,yaşananlar,yaşanması istenenler insanın canını acıtıyor zaten.İzmir güzel haberlerle ve yeni heyecanlarla gelmiş olmasına rağmen tüm bu duyguları bastırmak için vakit gerektiği kesindi.Her ne kadar kabullenmekte zorlansamda buraya taşındığımız 2000 yazından bu yana tam 5 sene geçti.Yeni bir okul... ki tam da bir tanesine yeni alışmışken, yeni bir ev ,yeni arkadaşlar,yeni mekanlar....evin bahçesinde babamın kokoreçci tezgahı gibi yaptırdığı koskocaman mangalında verilen davetler ,ziyafetler, o bahçede geçen uzun ve keyifli sohbetlerle yaz geceleri,yeni okul Karşıyaka Anadolu Lisesi...Ve yeniden alışma evresii...Sonuç dershanesi Lise son telaşını başlatan yer ,Kubilay ise Irmakla en stresli son senede birbirimizi bulduğumuz yer...İyi ki de....Babamın buraya alışalım diye gösterdiği çabalar :)Ve gerçekten çok güsel geçen 6 ay taa ki Kasım 2000 'e kadar:( Kara bulut dedikleri şeyler bu kadar mı can sıkıcı olabilirdi.Ve 6 tatlı ay bu şekilde mi sonucu bilinmez can sıkıcı bir girdaba girerdi.İşte o günlerde İzmir'den uzaklaşmaya başladım.O dönem hayatımda olanlar ve yaşadıklarımı bilenler bu satırları okurken ne demek istediğimi çok daha iyi anlıyorlar.Bazen bu ülkede yaşamak istemiyorum uzaklara gitcem dediğimde de beni anlayan bir tek bu 9 ayı bilenler.Kasım 2000-Ekim 2001....Hayata dair artık daha güçlü olduğumu ve olmak zorunda olduğumu öğrendiğim beni 2 belkide 3 sene öteye atan, yaşanması asla istenmeyen yaşanmışlıklar...Her iki üç ayda bir yeniden "belki bu sefer" dedirten hayatımın en uzun günleri.Mecburi ve İstanbul'a ragmen insanın yapmak istemediği İstanbul ziyaretleri....Ekim 2001 bizim evin bahçesi ve babama süpriz bir Hoşgeldin Partisi tam 50 kişi ile yapılan organizasyonda, imzalar bana ve Özel Halama ait.9 ay boyunca bize yaptıkları,o gerginlikle yaşananlar asla unutulmayacaktır bir ömür boyu....Artık hayatta da İzmir günlerinde de yeni bir pencere açıldı....Bense bu karmaşanın arasında bir de lise son telaşı ile Dokuz Eylül'e girdim bile..........