Perşembe, Mayıs 26, 2005

AIESEC ve AIESEC Izmir


Üst Sırada Beyler:Candost-Mithat-Birtan-Fahri-Levent(soldan sağa) :)
Alt Sırada Bayanlar: Melis-Ben-Bike (zaten topu topu 3 bayan var) :)
Artık sona çok yaklaştık...2002 de girilen bir kapı hayattımı kocaman bir salona açtı.www.aiesec.org.tr adresi yolda dağıtılan bir broşür veya bizim dilimizde handout:) ve arkasında Ziya Gökalp Bul. 27/4 B Blok yazıo.İçeri girilen ve 3 yıl sonra yavaş yavaş çıkmanın zamanı gelen kapı:( Yaşanılanlar yazmaya başlandığında yazılacak gibi deil pek kelimelere ve satırlara da sığmıyor zatenSuat o kapıyı ilk açan....Tuna ve Nazlı kalma sebeplerim ....Nazlı kalmadan öte hala burda olma sebebim ve hayatımdan çıkmasını hiç istemeyeceğim yegane insan:)Tuna'nın Nazlı'yı gözbebeğimiz HRımız diye sunuşu ve benim buna bayılıp "HR olmak güsel birşey galiba"dediğim gün ki sonradan gerçekte nasıl birşey olduğunu yaşarak öğrendim...İlk ATEMKO yol maceraları kısacık Kuşadası yolunda nasıl olduysa:)"Beni İstanbul"'a götürün nameleri ve en iyi delegasyon veeeee AIESEC Izmir:) nasıl bir çoşku .....Sonrası pek yok akılda zaten ilk ATEMKOdur ya en özel olanı.O kongrenin üstünden son kongreye kadar tam sekiz kongre geçti.En özel anları ile başarıları ile başarısızlıkları ile heyecanı ile geçen 3 sene....Anılar anlatmakla bitmeyecek kadar çok.En özelleri ise 8 kişi ile geçirdiğim son 1 yıl....Ondan önce farklı farklı takımlar ve heyecanlar ve tabi ki 50.Yıl OC:)Kırlangıçlar uçması istenen ama hiçbir zaman uçamayan:)Ve son bir yıl ,hayatta taşımaktan en çok gurur duyacağım ünvan 2004-2005 HRı yani 2004-2005 Dönemi AIESEC Izmir Şubesi İnsan Kaynakları Koordinatörü:) Bir şapka vardı bana verilen dönem başlarken üzerinde "Proud to Be Izmir HR" yazıyordu.Bense bu gururu başından beri yaşıyordum bunu en çok hissettiğim yer ise kuşkusuz kongrelerdi....Hele 21 Mayıs 2005 tarifi zor AIESEC Turkiye 2004-2005 Dönemi Bütünsellik Değeri ödülü....O ödülü almak çok güseldi ama hep söylediğim şey o ödül ne benimde nede yönetim kurulunun ...Biz sadece kapının çalmasını beklediğimiz yaz aylarında onları hayal ettik şubeye heyecan katacak üyeleri .....8 Ekim dönüm noktamız oldu bizler artık hayallleri gerçek yapacak gerçek bir takımdık.Ve o takıma ivme veren insanlar Izmir'in farkını yarattılar bu yuzden ödül onlarındı:) Genede her zaman teşekkür ederim ki bana o ödülü alma mutluluğunu yaşattılar.8 özel insana gelince 1buçuk sene boyunca annemden,babamdan çok gördüğüm bir grup.Anlatılması gerçekten çok güç kelimeler bu süreye sığanları ifade etse bile buraya sığmaz.Birtan'ın beni HRım diye tanıtması ve benım bundan duydugum ınanılmaz gurur, herzaman verdiği desteği,her zaman güvenmesi ,Mügiş:) ,en şık:),hayatta en sevdiğim insanlardan biri....Levent AIESECsel anlamda kafamın hiç tutmadığı ama inanılmaz sevdiğim yegane insan,kavgada etsek bir daha asla göze alamam.......,Bike Focuscum:)ilk kongre benim "beni istanbula götürün" lü cümlelerim onunsa senı tuvalete götürmesi,moraran kolu:),Nazlı ve Goki gitmesin ağlayalım:),takeover süreci ve gittiğimiz cafe(Sandwich Store), kongreler ve kongrelere yanlız kendini getiren Bike "Müge diş macunun var mı?" ve türevi bir sürü soru ve benden gelen "Bike geceliğini de mi unuttun nasıl yani yaa:)" gibi bi dolu tepki:),hırçin kedisi "dikkat edin fazla kıpırdarsanız oyun sanar":(:(.Candostcum önce soğuk adam sonra dayanılması güç kişilik,yktlerde aklına takılanlar ve sürekli o nokta üzerinde sabaha kadar konuşma arzusu ve benle uğraşmları ki gerçekten iyi dayandım sana genede merak etme biliyorum ki sevginden.....Mithat Paşhaa:) recebim recebim ne denir ki son 3 ayda özellikle seni ne kadar çok sevdiğimi anladım ofisin sempatik yüzü saçlarına aman dikkat et ofis performansı senden sorulur:) Fahri Sevgili alumnim:) Mersin nasıl bir şehir anlat bana...Tülay teyzenin Mersin Halkından aldığı yardımlar,Aboo lar ve nice eşsiz tepkilerin ile hep söleriz ya tanımaktan ciddi en çok mutlu olduğum sen olmasan tarçınlı pilavlar yiyemiycek bu kadar gülemeyecek Mersin'in o meşhur tatlılarından nasiplenemeyecektik..senle ve melo ile geçirecek daha çok uzun zamanlarımız var:)Meloo Focusumm:) allahım ben bu kızdan ne zaman kurtulucam yaa lise 2 lise 3 yetmedi AIESEC'de 3 sene...kafamız atarsa senle çıkarıs dışarı,kafan atarsa yapılmayanlara gecenin bi saati açılan o malum tellere ve ertesi gun için yaratılan paniklere üzülme ara sen beni dertleşiris.Dert bol malum az paylaşmadık hep destektik birbirimize dedikodu yapmadık ama paylaştık iyi ki varsın ve belki iyi ki ben de varım yoksa bazı zamanlar paylaşılanlar içimizde kalacaktı:)Midye dolma,Burgerda MilkShake:) ikişer günlük diyetler tabiki:).Bizim evde yapılan kapanmalar,o zamanbahçeli evdeyken beslediğimiz ördeklerim Hacı ve Madam ve onların Birtan'dan çektikleri,neymiş güreşler varmış onemlı bır spor dalımızmış:),bizim evdeki Tilt te kendinizi kaptırmanız,Mine'nin beyaz tahtası ve sabaha kadar yapılan Planlama Kapanması, ve benım ambale olan bünyemin artık sabaha karşı bi gülüp bi ağlaması, panjur krizi,Bom Oyunu ve Katil Kim ve yine Fahriii:),Leventlerdeki kapanma Direktörlük Seçimleri ve Sporcu ama Ölü Fahri Bey:),Candost'un annesinin taa Van'dan yolladığı o değişik Meyve ve onu soyup yemeğe çalışarak geçen YKTler:)BAT BAT BAT:)sandviçlerin yapıldığı gece,şöförlerle kavga,otobusun en ucra yerlerınden cıkan ınkındlar ve Melo'nun isyanı:)Garip garip istekler:)Benim Dalyan'da girdiğim Çamur Banyosu ve Melo'nun "Sen de nasıl titizsin anlamadım çık ordan yaa" şeklinde verdiği kavga,Mithatla çıkan Sandviç Dansı,Cumartesi gecesi BAT'dayken Backstreete gidip horul horul uyuyan yegane iki kişilik Melo ve Ben üstelik çok komik yaa turistler "allah allah cmtsı gecesı barda uyuyorlar mı" şeklinde tepki verip fotografımızı bile çekmişler yaa:) Bilseler bi önceki gece biz sabaha kadar sandviç yaptık.Recruitment zamanı tüm günü DEU ağaçlı yolda sınıf tanıtımında geçen bir YK ve saat 20:00 de "siz ofise gelin ykt yapcaz" dien bir başkan..Ve garip bir YKT "ya bu Candost ne die böyle ya Birtan EuroLDS için yeteri kadar bastırmıyormuymus" ole mı dedi Allahım Yaa saat olmus 9 Candost itiraz etme eve gidelim artık sabaha kadar tartışırmış "Bir gariplik var bu çocukta yaa":( vee Birtan'ın "Yeter Artık" diyip dolaptan üstünde "EuroLDS 2005 Bizimdir" yazılı çıkarttığı poster ve bizim yorgunluk,sevinç ve uzun sürenin verdiği stresle ağlamaya başlamamız kutlama için gelen çikolatamız ve şarap mıydı o hatırlamıorum.İyiki başvurmuşuz ,ve iyiki Birtan bunun hayal edilebilecek birşey olduğunu bize göstermiş:) EuroLDS "yoga çin çin yoga çin çin" Özlem Melo Ben "bu evde herkes oynuo ama ben kendimim" repliği:)Global Village ve ardında bıraktığı perişan bir delegasyon:)Odamızın inanılmaz farklı iki iklimi:)Benim "kürküm" Ezgi'nin "Kim Bu Kokoş" tepkisi , yemekler:)veee Canlı Performans tabikide ama asıl olay Canlı Performans sonrası Özlem,Melo,Ezgi ve Bike ve onlarla baş etmek zorunda kalan bendeniz:)Melo'nun "Acaba Bike ve Ezgi İyilermidir?" sorusu ve tekrar tekrar sorması üzerine Özlemle sabah 5 de yaptıkları Otelde kızları arama gezisi:)Melo'nun kapı önündeki delegasyona "ŞŞŞT Biraz Sessiz Olurmusunuz Lütfen" demesi:)Yaprak Sarma:) Melis ve Bike'nin Tuna'ya ,Tuna'nın da bunlara küsmesi:)Bira Faciası:)daha ilk geceden Kapının içinden geçmek suretiyle kapıyı kırıp Damage Fee çıkaran kız:)Ulusal alandaki arkadaşlıklar:)İstanbul tayfası ve özellikle Ekin:)her ne kadar donut borcu kalmış olsada:)Ankara tayfası her biri ayrı alem:)Özlem Hrım Hrım:)Beril deseniz ayrı ,Hasan deseniz Kick Off 04 derim:),Bursa Pelin canım HRım:)Genel Merkez deseniz Tuğba'nın bizim evde hala onu bekleyen hazır yatagı:), Özge ile paylaşılan Fahri Maceraları serisi:) ve uzun uzun süren denetim günleri keşke Tuğba ve Özge'yi çokk önce tanıyabilseymişsim:( ,Ahmet ile msn sohbetlerimiz,7/24 Sezen AKSU,aa bi de Alişan:) ve sözümüz var yazın Kokoreç:) ne demişler can boğazdan gelir:) Özlemmm "Kardeş Napıosun Sen Ordaa" "Allah bağışlasın sizin mi" ve manifesto zamanı toplantı odası.......Offf offf daha çok şey var da bunlar ilk anda hatırlananlar:)
Son geldiiii bile 29 Mayıs genel kurulu ve AIESEC Izmir 2004-2005 takımı ibra alır...3 yıl önce açılan kapı artık hayatımın odağı olmaktan çıkmıştır, ama şunun farkındayım AIESEC bende yarattığı değişim ile, bana kazandırdıkları ile, iyi vce kötü anıları ile ,kazandırdığı dostluklar ile ömür boyu hayatımda hep odak olacak...Aklı olan rüyanın bitmemesi için elinden geleni yapsın...Gerçi İt's Good To Be An Alumni:)

Çarşamba, Mayıs 25, 2005

MaCeRa DoLu AmErIcA:)


Lise 2 yazı....İki uçak bileti ikisi de lufthansa'nın Frankfurt aktarmalı biletleri ve varış yerleri USA Dullas Havaalanı:) Miniş ve ben artık uçuyoruz....Uzun bir yolculuk ,ve gokyuzunun keşfi.Yeryüzü bu kadar kirli iken bulutların üstünün o denli parlak oldugunu görmek inanılmaz bir mutluluk:) Masmavi gökyüzünde uzun saatler süren bir uçuş:) Amerika macerasının ilk 1 haftası zaten Jet Lack nedeni ile hatırlayamadığım bir süreç:)...Havaalanına iniş ve rüya başlıyor....Bundan sonra Canan,Tom,Phyllisse,Kadri,Joe,Therresa,Mustafa Abi,Fatma Yenge,Celal Abim,dayılarım ve halam ve tabi ki küçük prensesim canım kuzenim Jordane:),karşı komşular Lora,Douglas ve süper zeki kızları Ida
Filmlerdeki evlerin,mahallelerinin,gökdelenlerin hep bir yanının hayal olduğunu düşünürdüm ki oraya gidince görüyorsunuz .Yemenin,içmenin ve huzurlu yaşamanın gerçek anlamlarını anladığınız bir ülke.Hiç bir yer insanın vatanının yerını tutamasa bile şu bir gerçek ki herkes USA'de yaşamayı ister.
New York'un filmleri hatırlarlatan ama Amerika'nın yüzkararsı bir şehri olduğunu anladığım günler:) Manhattan....World Trade Center'ın108. katı ve 108.kattaki türk fotografcı,Broadway,Özgürlük Heykeli,Empire State Binası,meşhur Time Square ve MTV studyoları,tabı kı şehrin ortasında gerçek bir cennet Central Park,Çin Mahallesi ve küçük Çinliler:)Long Island'da Türk Marketinde yenilen rezalet İskender:( ,Brooklyne Köprüsü ve niceleri tam bir rüya gibi....
En sevdiğim kasaba St.Micheal ve sahilindeki Crab House yani Yengeç Restaurantı.....Bu kadar mı zevkle yenılır yengeçler:)Yolda dayımın uykusu gelmesın dıe Chesepeake Bay boyunca solenın ve sonu gelmeyen şarkılar:)
Ocean Cıty ....tabiki sahildeki Lunapark,şekerli patlamış mısır ve sahildeki pizzacıda amerikan boyu dayımın damak zevkının urunu inanılmaz lezzetli bir pizza:) sahilde kumdan yapılmış heykeller ve okyanusta cankurtana ragmen girmeye çalışan ben mine ve halam:)ve tabiki kendimizi kaybetip dayımı delirttiğimiz outletlerden biri :) heleki chesepeake baydeki inanılmazdı:)
Washington DC ......düzen şehrii...Cananla ve Kadri ile yapılan iki ayrı gezi..Hayran oldugum Gearge Town ve George Town Üniversitesi....George Town'daki bir magzada ayrıca Amerika'nın prestıjlı magazalarından biri olan Nordstrom'da Mavi'nin kotunu gururla kuzenıme gösterip işte" Türkler Üretiyor" diyişim:) Kadri ile yana döne Washington'da sevdiği restaurantı arayışımız:) ve sonunda oranın kapandığının farkına varışımız.Dönüş yolunda çektirdiğim Tuvalet çilesi:) ki utanıyorum kendimden ama iyi de olsa eğer tuvalet için 100 numaralı yoldu sanırım çıkmasak Kadri'nin okula gidip gelirken kullandığı o inanılmaz güzel köy yolunu göremeyecektik...rüya gibiydi dorusu Mc Donalds'a da can borcum var oraya bir restaurant koymaları ınanılmaz bir nezaket:)Cananla müze gezileri ,anıtlar,şehitlikler ve DC'nin olmazsa olmaz mekanı sembolu Beyaz Saray :) ve Parlemento Binası:)
Disneyland uzaktı belki ama Colonial Willamsburg'u Busch Gardens
sayesinde görümüş olmak süperdi doğrusu.Geleneklerine halen bağlı bir kasaba,düzeli ve eskiyi yaşatan....Ve zaten ilk defa orda mexika restaurantının alevleri arasında gelen yemekleri ile birlikte tanıştığım iş için orda olan kuzenim Kadri....Ki sonrasında kendisi ile bir hayli maceralarımız olmuştur.Williamsburg'da bir gece kalış ve ertesi gün eğlence parkı Busch Garden's hayal edebileeğiniz kadar güzel ve büyük bir oyun parkı:) ve çılgın geçen bir gün:)
Her salı Annapolis'de limanda gerçekleşen orkestra konseri ve her işini halledip sofrayı erken toplayıp konsere koşturan ve konseri ellerinde kocaman dondurmalarla izleyen ki Çikolata Nane ve o zamanlar burada olmayan kurabiyeli favorımdır.3 bayan:) mine ben ve halam:)
Nancy ve Münir Amca'nın deniz kıyısındaki havuzlu evleri ve havuzda Nafiz,ben ,Mine eğlencelerimiz.Nancy'nin tadını asla unutamayacağım gerçek buzlu çayı üstelik içinde taze nane ile birlikte ve yine Nancy'ın takdir ettiğim Türk geleneklerine bağlılğı türkten daha güzel yaptığı türk yemekleri ve ilginç aksanı ile söylediği Üsküdar'a Gideriken şarkısı:) Yine o güzel evde verilen parti yenilenler içilenlerden öte sohbetler....Evin uzun iskelesi iskelenin uzundaki bank:) ve oraya kadar glen ses sistemi ve çalan türkçe bir parçaa....güneşin batışı ve diğer yanımızda yengeç yakalamak için olan kapanda bir adet yengeç:)
Cananlarla onların raining like cats and dogs dedikleri bizdeki çevirisi ise bardaktan boşalırcasına denen yağmur ve o yağmurda Tom ki eniştem olur arkadaşının evinde gidilen Yengeç Parti...Veeee inanılmaz ama gerçek 500 dolar verilmiş 10 koli yengeç:) gerçek bir parti ve partide tanışılan Ashley adlı ufaklık:) ve Amerikalılara Türkiyeyi anlatmakla geçen bir akşam....:)
Kadri ile Tekne sefası benim korkak kişiliğim:) Annapolis sahilden biraz açlılıp tene keyfi yapmak aslında süper olsa da benim bünyem biraz geç alıştı ama itiraf ediyorum sayemde Mine ve Kadri inanılmaz eğlendiler.
Joe :) bizi görmeye gelirken ayağını sokan böcek ve Joe ile hastanede tanışmak.:( enteresan bir anıydı.Bir insan bu kadar mı neşeli ve kafa dengi olur onu 2 sene sonra dayımın yani babasının hastalıgı nedenı ıle Türkiye'ye geldiğinde anladım.Hastanede geçen o 3 ay farketmeden birbirimize destek olmuşuz bile.Joe ile şeker hastası olmasına ragmen kaçak yenen dondurmalar:) görünce göznünün içinin güldüğü pastalar ve bildiği tek türkçe kelime "kebap" :)
Norfolk'daki askeri birlikler ve denizaltında yarım saat okyanus dibinden geçilen arada bir su üstüne çıkıp tekrar inen tünel:)
Phyllise'in gidiişimize yakın bize aldığı hedıyeler ve büyük annemin anneannemin ve annemin onun için ne kadar özel olduğunu söylemesi:)
Galiba saymaya başlayınca anılar bitmiyor ve hep yenileri hatırlanıyor....Amerika günleri özeldi çünkü gördüğüm insanlar hep yakınlarımdı kimi ile daha önce tanışma fırsatım olmuştu kimini ise ilk defa orda görüyordum ne kadar garip.........Artık Amerıka hayallerde kalan ve ara ara fotograflara bakılarak hatırlanan bir anı olarak kaldı...

Pazartesi, Mayıs 23, 2005

DEU,Kızlar ve 12 Nisan 2005 Doğum Günümüz:)


Ve Dokuz Eylül Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü.....Tam bir şok benim için çünkü ben ÖSYM numaramı girerek açılan sayfada İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarımı yazmasını bekliyordum.Şimdiki aklım olsaydı o an daha mutlu olurdum.Üniversite sıkıcı heleki lise 3 gibi zor ve koşturmalı bir seneden sonra boş geliyor insana.Her gün gezmek her gun arkadaşlarınla çıkmak,her gün sinema falan derken bi süre sonra bayılıyor insan:( Zeynep yani zuzuuu:) o kendini biliyor :)yıllarca caddede karşılaşamayıp tanışamayıp gelip ağaçlı yolda tanıştığım biricik istanbullum:)onu anlatması çok zor...Aysegul deseniz ilk başta tamam bu kızla biz pek anlaşamayız demişken şimdi inanamıyorum ki en iyi anlaştığım insanlardan biri o ....Çok değişik bir kişilik ve benim için yaptıklarına gelince pek de ödencek gibi bir şey değil....Esra biricik komşu:) herşeye uyumlu insan :)Selda bana lise son demek özel ders alınan bir büro ve Özcan Abiyi benden sonra ziyaret eden iki kızdan biri 1 yıl sonra yine karşıma çıktı bu sefer okul arkadaşı olarak :) Seda inanılmaz öğrenci ,ailesinin yanına hemen kaçabilmek için bütünleme bile bırakmayan enteresan kişilik:) o beni kardeşi gibi sever bende hepsini kardeşim gibi:) Çok özel 5 insan ve onlarla bırlıkte olamadıgım ama onları hep yanımda hissettiğim 3 yıl:) Bu üç yılı dolduran AIESEC:) Şimdiki tanımı ile "Gençlerin bireysel potansiyellerini keşfedip geliştirebilecekleri uluslararsı platform".Benim için platform Ziya Gokalp Bul.27/4 B Bloktu.Kapıyı açan Suat....İlerleyen zamanlarda ise bende hayranlık uyandıran Nazlı ve Tuna....Sonrasında ise arkadaşlığı ve dostluğu ile Nazlı....Yerini kimslerin dolduramayacağı inanılmaz biri....Kelimeler ile ifade etmek zor keşke herkes tanıyabilse.... Ve resme gelince 12 Nisan 2005 günü,hem Zeynonun yani zuzunun hemde benim doğum günlerimizin kutlanması:) Zeyno 9 Nisan doğumlu ben ise 12 Nisan ehh bu durumda ikisini birleştirip 12 Nisanda kutlama yapılabilir:)Önce Mario Plaza 'da yenilen muhteşem bir yemek ,şaraplar ve arka planda körfezin ışıkları ile Mario'da İtalyanca şarkılar çalıp söyleyen bir grup....Ehhh yenilip içilirse ardından tatlı yemekte şart heleki bu gün bir doğum günüyse malum doğumgünü=pasta....Ve izmirde pastanın tek adresi Bravooo saat olmuş 11 buçuk mu ne ehh favorim Çikolatalı Krokanlı bile olsa o saatte umdugunu değil de bulduğunu yiyor insan:) Nescafe Krokan dı galiba....Denemeyenler için söylüyorum hiç endişelenmeyin adamlar ne yapsa hakkı ile yapıo:) ve kesilen bir pasta ,mumları üfleyen iki kişi, ve bir muma yüklenen ondan beklenen onca dilek ile biten çok güzel bir İzmir arkadaşı .İnsanın arkadaşları yanındayklen sevdiği insanlar varken dilek tutmak daha güçlü kılıyor galiba.........Zeyno İyiki Doğdukkk:)

Salı, Mayıs 17, 2005

İzmir Umulanları Vermeyen Şehir:(

İstanbul'u bırakmış olmamın acısı,sıkıntısı, burukluğu varken bir şehre alışmak için kendi sınırlarını zorluyor insan.Geri kalanlar arkadaşlıklar,yaşananlar,yaşanması istenenler insanın canını acıtıyor zaten.İzmir güzel haberlerle ve yeni heyecanlarla gelmiş olmasına rağmen tüm bu duyguları bastırmak için vakit gerektiği kesindi.Her ne kadar kabullenmekte zorlansamda buraya taşındığımız 2000 yazından bu yana tam 5 sene geçti.Yeni bir okul... ki tam da bir tanesine yeni alışmışken, yeni bir ev ,yeni arkadaşlar,yeni mekanlar....evin bahçesinde babamın kokoreçci tezgahı gibi yaptırdığı koskocaman mangalında verilen davetler ,ziyafetler, o bahçede geçen uzun ve keyifli sohbetlerle yaz geceleri,yeni okul Karşıyaka Anadolu Lisesi...Ve yeniden alışma evresii...Sonuç dershanesi Lise son telaşını başlatan yer ,Kubilay ise Irmakla en stresli son senede birbirimizi bulduğumuz yer...İyi ki de....Babamın buraya alışalım diye gösterdiği çabalar :)Ve gerçekten çok güsel geçen 6 ay taa ki Kasım 2000 'e kadar:( Kara bulut dedikleri şeyler bu kadar mı can sıkıcı olabilirdi.Ve 6 tatlı ay bu şekilde mi sonucu bilinmez can sıkıcı bir girdaba girerdi.İşte o günlerde İzmir'den uzaklaşmaya başladım.O dönem hayatımda olanlar ve yaşadıklarımı bilenler bu satırları okurken ne demek istediğimi çok daha iyi anlıyorlar.Bazen bu ülkede yaşamak istemiyorum uzaklara gitcem dediğimde de beni anlayan bir tek bu 9 ayı bilenler.Kasım 2000-Ekim 2001....Hayata dair artık daha güçlü olduğumu ve olmak zorunda olduğumu öğrendiğim beni 2 belkide 3 sene öteye atan, yaşanması asla istenmeyen yaşanmışlıklar...Her iki üç ayda bir yeniden "belki bu sefer" dedirten hayatımın en uzun günleri.Mecburi ve İstanbul'a ragmen insanın yapmak istemediği İstanbul ziyaretleri....Ekim 2001 bizim evin bahçesi ve babama süpriz bir Hoşgeldin Partisi tam 50 kişi ile yapılan organizasyonda, imzalar bana ve Özel Halama ait.9 ay boyunca bize yaptıkları,o gerginlikle yaşananlar asla unutulmayacaktır bir ömür boyu....Artık hayatta da İzmir günlerinde de yeni bir pencere açıldı....Bense bu karmaşanın arasında bir de lise son telaşı ile Dokuz Eylül'e girdim bile..........

Pazartesi, Mayıs 16, 2005

İsTanBulllllllll:) ve ÜAL:) ve Özel İnsanlar....






İSTANBULLLL.....
Başka bişey yazmasam olur sanki...Şu isim bile yetiyor.Unutulmayacak o kadar şey var ki o şehirde....Kanlıcada simit-peynir-kakaolu süt ile şilepleri ve boğazın güzelliğini izleyerek yapılan sabah kahvaltıları ve miskin pazar günleri, Acıbadem'de geçen ilkokul günleri:) ve ilkokuldan bana kalan en güzel hediye İpek.,her ne kadar şu an dünyanın öbür ucunda olsada:(Semiha Şakir ve cadde yılları....Muhteşem 3lü ki sonradan çok fırtınalar atlatıp dağılmasına ragmen halen bölük pörçük görüşmeye devam ediyor.ben-ipek ve burcu....Şule teyzemler ve onlarla geçen eğlenceli akşamlar....Okullar değişir insanların hayatları değişir...Ümraniye Anadolu ....Arkasından bu kadar çok şey bırakacağını kapısından girdiğim gün aklımın ucuna getirmediğim okul...Arkasından kalanlar sağlam ve güzel dostluklar,güzel duygular....Nihan,Didem,Şule(ki o şu an nişanlı yakında çoluk çocuğa karışcak galiba...)Pelin ve Gökhan.....Herkes kendini biliyor zaten burda ifşa etmeyim tek tek....hepsi çok ama çok özel.......İyi ki karar değiştirip Kadıköy Anadolu diye tutturmadım.Yoksa okulun ilk günü olan deprem ve benım verdiğim tepkiler...Sınıf değiştirmem sonucu düştüğüm sınıftaki alışma sürecim:)Ki bunu Serap iyi bilir...Beden dersi ve çılgın hoca Nazan'dan çektiklerim,çılgın servis hikayelerimiz Nihan ben Onur Gürsoy:) ne sabah muhabbetleri ki içlerinden biri ile bu muhabbetleri hala yapıyoruz.Nihancım 1 sene boyunca bir ömürlük dostluk verdin...bir telefonun ucundaydı herşey "hadi Nihan çıkıyoruz hazırlan demeye bakıyordu" herşey.Hakketmediklerini yaşadın hakkettiklerine bu sayede daha da yaklaştın belkide....Şule sana ne desem bilemem posta güvercini:) (posta güvercini en son gördüğümde nişanlanmıştı )Didem deseniz o gülsün içiniz açılsın...Pendikspor:)Beyaz:) Çiğdem ve Mine'nin Memoli olayyları.Asla unutulmaz bir arkadaş hatta dost demek daha doru ömür bayu kaybetmeyi göze alamayacağım bir dost:) ....Pelinle daha çok vakit geçirmiş olmayı şimdi şimdi daha çok istiyorum ama ona Nihanı emanet ettik geldik:)arkadaşlıklarını kıskanmıyorum dersem yalan olur galiba.Gökhan....nerden başlasam ki ....yılbaşları ne güsel oluyor desem ister Bora Bora da ister Pariste:) iyi ki yılbaşları var sende tabi ayrıca evet biraz çenem düşük kabul ediyorum :)....Ve ümraniye anadolu defteri kapağı tam kapanmadan bi köşeye konuyor arkadaşlıklar dostluklar ve anılar çıkartılıp çıkartılıp bakılıyor tıpkı fotoda oldugu gibi...Moda sahil ne güsel dimi o günde çok güsel di ama resimdeki herkese o gün için çok teşekkür etmem lazım onların haberi yoktu ama kötü günümde yanımdalardı........:(

İzmir-Samsun-Denizli-İstanbollll

Bu yıllar benimde şahsen pek hatırlayamadığım yıllar içinde 1er yıllık Denizli ve Samsun anıları var ...Denizliye dair hatırladığım tek şey mangal olayları çimlerin üzerinde ...Samsun ise bir elimde Çikolata bir elimde bana bakan teyze ile beklediğim bir fırın kuyruğu:) Ve evin bahçesindeki süs havuzunda yüzmeye çalışan bendeniz ve komşunun kızı:)Ve her hafta aşındırılan Ankara -Samsun asfaltı....Haftasonlarının gözde mekanı Ankara:)Denizli Samsun macerası İzmire geri dönüşle son bulduki bu dönüş aslında yeni birsürü gidişi de getircekti.İzmirde kısa süre kalış ve İstanbulllllll.Ataköy Emlak Bankası konutları ,odamın arkası tren yoluna bakar camdan ise elimi çıkartıp el sallasam Yeşilköy'den kalkan uçakların pilotları beni görecek o zaman İstanbul'dan ayrılış ise 2.kadar zorlamamıştı....:) Ve yine İzmir'e geri dönüş.Bu arada tanımayanlar için sanmayın ki babam asker.Babam sık iş değiştiren bir bankacı....Ve tekrar İzmir günleri....Benim bile aklım karıştııı bu hikayeden.......

Pazar, Mayıs 15, 2005

İşte Bendeniz:)........



Hikayemiz 12 Nisan 1984 de başlıyor.Taaa 21 sene evvel...Bugunlere gelmeye çok var demeyin...Bakın nasıl geçicek yıllar.:)
Doğum yeri nüfusta İzmir olarak geçmekte ama kendisi ve tüm çevresi de bilmekte ki o bir İstanbullu.Çünkü ona göre insan doğduğu değil büyüdüğü ve kendini bildiği şehre aittir:)İstanbul'dan İzmir'e ise güzel arakadaşlıklar ve dünya güzeli bir şehri tanıyıp sonra bırakmış olmanın hüznü kalmıştır....
Hikaye başlıyor.....Her döneme ait kısa ve önemli anları bulabilirsiniz bu sayfada.....