Çarşamba, Haziran 22, 2005

Ögrendik ki...
Yumusak kelimeler kullanmak,onlari yutmamiz gerektiginde isimizikolaylastiracaktir.
Kibar olmak, hakli olmaktan çok daha önemli.Inkar edip içimizde sakladigimiz seyler gerçekliginden hiçbir sey kaybetmiyor
Hayat sartlari bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasa da, herkes çilginliklarinipaylasacak birini ariyor.
En büyük pismanlik, birine son bir kez "seni seviyorum" diyememis olmaktir.
Parayla "klas insan" olunmuyor.
Gün içinde basimiza gelen küçücük seyler gün sonunda koca bir mutluluk hissettiriyor.
Biriyle dalastigimizda tek basardigimiz onun bize daha çok zarar vermesini saglamaktir.
Her yarayi saran zaman degil sevgidir.
Olgunlasmanin en kisa yolu bizden daha zeki insanlardan çevre edinmektir.
Asik oldugunda ne yaparsan yap gizleyemiyoruz.
Birine asik oldugumuz ana kadar, hiç kimse mükemmel degildir.
Firsatlar asla yok olmaz. Bizim kaçirdiklarimizi yakalayan biri daima olacaktir.
Bir gülümseme, daha güzel bir görüntüye kavusmanin bedava yöntemidir.
Nasil hissedecegimizi kontrol edemesek de, o hislerle nasil basa çikacagimizikontrol edebiliriz.
Hepimiz zirvede olmak isteriz, ama asil keyif oraya tirmanirken yasadiklarimizdadir.
Veee...Ögrendik ki...Zaman alismayi ögretir, ama unutmayi asla
Can DÜNDAR

Pazartesi, Haziran 20, 2005

Çeşme Macerası


Finaller zamanı ve Zeyno ile aramızda durmayan telefon trafiği konuşmanın yarısı sınavla ilgili diğer yarısı ise finaller sonrası acaba tatil yaparmıyız hepbirlikte başlığı ile ilgili.Aslında Zeyno ve ben hayaller kuruyoruz ama 5 kız olunca "Onlar da Uyar Mı Acaba?" sorusu ister istemes akla geliyor :)Öyle böyle derken Zeyneplerin Çeşmeye mi yoksa bizim Ayvalığa mı yoksa Ayşegüllerin Foçayamı gidelim sorusu tatil kararı sonrası bizler için 2. gündem maddesi oldu bile:) Neyseki uzun uzun konuşup düşünüp kararı verdik bile istikamet Çeşmee.:)tek sorun kaldıu artık Ayşegül babası ile konuşacak ve Selda da işten izin alacak...:)Neyseki 19u gün boyu yapılan hazırlıklar sonucu artık 20sinde sabah 08:10 feribotuna yetişebilcez.Klasik bir Müge tablosu 3 günde olsa bir valiz eşya alınır.Yok efendım plaj havlusu,yıkanma havlusu,baş havlusu bişr bikini olmaz birde mayo, herşeyin altına aynı terlık gıyılmez uyumlu olmaz (olmayıversib yaaa) şampuan alırsın krem bozulur benı de al die ,ikinisini alıp tarağı unutsan o hiç olmaz .İşte böle böle derken tam 1 çekçek ile gittim ama öle çok büyük değil walla:) sabah feribotta Ayşegül ve Esra ile bir buluştuk ki utandım ayşegül iki küçüjk ayrı çanta ile gelmiş, hele Esra:) çok güldüm bir sırt çantası sadece birde elınde el çantası var .......(yani ben ıkı ayrı çanta olmasın die tek çanta aldım yoksa ..çok boş yer vardı walla) neyseki serin bir feribot yolculuğu sonucu artık üçkuyulardayız şöyle bir 250 metrelik yol var ama öle terski taksiye binsek küfredecek binmesek biz ölcez neyse allah bi kuvvet verdi yürümeye başladık , güle güle yolun sonunda Çeşme dolmuşlarına vardık (Ahhh anne ahhh arabayı alsaydım rahat rahat gitcektik yaa )neyse Zeyno ve Sema teyze ordalardı Sema Teyze de bizi uğurlamaya gelmiş saolsun:)kalkış öncesi son olarak İpek de geldi bile.vee dolmuşa bindikten 1 saat sonra geldik bile.Zeynonun deyimiyle isimsiz siteleri neymiş efendim tabela asmamışlar oysa çok basit referans noktası Tekin Market(aslen market değil bildiğiniz bakkal cnm) ohhh çok şükür eve vardık bile .Ehhh evi açmak lazım kapı baca sonra balkonu da yıkayalım ...Acıkmışızda çok şükür ki Sema Teyze bizi düşünüp bişeyler hazırlamıştı ehh İpek'de saolsun o da bişeyler getirmişti ve yumulduk birde çay koyduk mu hem zaten saat daha 12 güneşe inmek için erken üstelik güneş de vefasız biraz biz zar zor toparlanıp tatıl için 3 günlüğüne geldik Çeşme güneş kaçtı bulutların arkasına yaa:( neyse 4 gibi attık kendimizi Ayşegülle yüzülmüyor doğrusu 10 dkka kalsa suda onun için mucize:) Ohhh kremlerı de sürünün güneş biraz çıktı ortaya bronzlaşalım biras ya:) ohh ohh birgüzel deniz keyfi.Akşam yemeği mi...Zeyno ve ben yaparıs ikimizde birbirimizden becerikliyiz.Hem tepeyi aşıncaki gerçek marketten de bişeyler aldık.Menüde domates soslu makarna ve kroket piliç ile inegöl köfte..Ve aç aç saldıran kızlar aaa bide salata var onu da Esra ile ben yaptım ellerimize sağlık walla o gece bütün hünerlerimi gösterdim:) Müge yemek yapamaz diyenler nerdesiniz::)??Neyse sahile incektik sözde Ayşegülün teknoloji harikası digital makinası saolsun video da çekince biz sapıttık bir nevi Zaga tiplemeleri ..Neler yaptık neler Kim Evlenior Evleri:) mi dersiniz Şevket Hocayı protesto çekimleri mi dersiniz:) çok eğlenceliydi hiç bu kadar gülmemiştim.Ehhh sonra ise Okey oynadık off offf kim kazandı dersiniz ben tabikide bunla iligli bir özlü söz de var "Kumarda kaybeden....." düşünün ki ben kazandım artık ne kadar bahtsız bir durum dimi:(Veee yatak vakti zaten telefonum Telsimin şebeke azizliğine uğramış sadece balkond bi yerde alıo onun dışında ekranda sürekli "GR TELESTET" yazıo yunan hattına giriorum Esra ile aynı yatakta bi güsel daldık ki telefonum çaldı kim arıoo :) güldüm hemde çok zeynep telefonum da Zuzu die kayıtşlı yatmış 1 saat olmuş ekranda Zuzu yazıo karşı odadan arıoo yaa:) Zeynonun odya bi gittim ki:) hala gülüorum baş ucu ışıgını yakmış şeytan gibi oturuo yatakta neymiş evden sesler geliomus korkmuş:) canım benim yaa neyseki yatak 2 kişilikti koruma olarak bendeniz yattım yanında:)Sabah kahvaltı vaktı geldıde kalkmak neden bu kadar zor yaa...Allahım benım marıfetım kjısıtlı olabilir ama bu Esra bir ölüm açma yaptı poğaca yaptı sabah sabah inanılır gibi değil ohhh şık bir kahvaltık üstelik Selda da katıldı bize...Üstelik günlük planda hazır deniz ve sonra Alaçatı:) süperrrrrrrr:)Güzel bir deniz keyfi vee eve döndük 5 kız 2 banyo hem yıkanıcaz hem yemek yiycez hem süslenicez ve bunları 1 buçuk saate yapcaz...imkansızmı dediniz işin içinde gezmek varsa imkansız yoktur :)yaptık bile veee 17:20 dolmuşunu yakaladık fakat şok biz dolmuşa Alaçatı diye bindik halbuki dolmuş Ilısaymış olamazzzz:( yaa neyse öğrendik Ilıcadan da Alaçatı dolmuşuna bincez inat ettik bi kere yaaa gitcez:) ohhhh alaçatıya maceralarla vardık bile...Çok şirin bi yer çokk eskiden gitmiştim her sene çeşmeye o kadar gidilip gelinir ama Alaçatıyı hep atlardık.İtalyayı çok görmek isterdim ama inanıorum ki Alaçatının Sicilyadan pek farkı olmasa gerek..Son derece renklii düzenli bir yer.Beyaz iki katlı rum evleri beyaz duvarlardan sarkan sarmaşıklar asılı melekler mor çiçekler ve her kafenın kendıne has bır rengı .........Sokak sokak gezdik allahım resmen huzur yani haa bu arada Alaçatı ile ev arası işleyen dolmuş saat 19:20 de biz Alaçatıya kaçtamı vardık 19:15 neyse o kaçtı bilee biz yine Ilıca üstünden ev yapcaz 2 saate yakın vaktımız var:) Çekimler sokağı desem anlayanlar olacak:)Zeyno çağrı meselesi filan derken kendimizi kaptırdık fotografçı gibi sokağın her köşesini sömürdük:)Oturcak yer seçmek çokk zorrr ama meydandaki Sailors Otel'in cafesi çok hoş göründü....Ohhh ohh içen olsa tam şarap içmelik bir yer ama o saatte kimse katılmayınca özel bir limonataları var onlar çayla kahve ile idare etttik ama yan masaya özendim walla:( neyse o keyfi yapcam orda aklımda yani:) Uppsss ipek'in erkek arkadaşı Kerem'de çok yakıundaymıs oda geldi araba var ama çocuk tekneden Zodyak 'ı sokmus onla dolu ımkanı yok bizde sığamayız Kerem saolsun buyuk bır ıyınıyetle boşaltırıs ben bırakırım sizi rahjat rahat gezın dıo ama ımkansız gorunuoo......Biz son dolmuşa yetişcez başka çare yok haa bide bizi eve bırakmayı teklıf eden pastanecı dede var allahım yaa şaşırmış insanlar.......Neyse İpek'i bıraksın yeter eve onlar gezsin Alaçatıda bizde yavaştan Sakızlı Dondurmalrımız ıle Ilıca yoluna düştük..Saat 08:40 ve Ilıcada dolmuş beklemeye başladık adeta Çeşme halkı dalga geçio çok sinir bozucu yaa saat 09:10 dedikleri dolmuş gelmedi herkes ayrı bir saat söylüyor aa o dolmuş 21:30 da yok yok 21:20 de hayır 22:00 delirmemek içten değil.Daha sezon açılmamış fazla insanda yok Çeşme halkı ile kaldık baş başa orda dolmuş beklerken yaşanan lar ağlatacak walla ...Bazen insan nasıl bir ülkede yaşadığına inanamıyor Çeşme gibi türkiye'nin en modern yeri bilew kabus olabiliyor ve saat 22:00 olup da artık sinirler bozulunca birde çocuk peşimize takılınca korkudan kendimizi Sheraton'a zor attık.......Allahım ya nasıl kurulduk o çocuktan bilmiyorum.Ve hemen telefona sarıldık İpek ile Kerem'i aradık artık yapılcak tek şey buydu saolsun Keremle 10 dkka içinde geldiler ve o boşalmaz denen arabanın arka koltuğu boşaldı hani boşalmasada kimsenin umru değil önemli olan geldiler ve sıkışık bir bagaj ile yola çıktı eve varmamıza az kaldıkı bi an bir serinlik geldi içeri kafamı çevirmemle "Kerem biraz yavaşlayığ sağ tarafta dursak" demem bir oldu bagaj kapağı açılmıştı bile....Ohhhh çok şükür allahım evdeyiz Kerem'e ne desek azz walla.......Neyse maceralı bir aksam oldu ............Ve geldik son günee sahilde edilen bir kahvaltı, deniz ayak üstü bir öğlen yemeği derken 3 gün bitti ama çok güseldi evi kapadık ve İzmir yoluna düştük bile:)Zuzuuuu çok çokk teşekkür ederiz bize evi açtınız :)Temmuzda ben bekliyorum unutmayın ...............

Cuma, Haziran 10, 2005

İpek......


Sadece bi isim bazen insanların hayatlarında çok önemli anlamlar ifade edebiliyor.Ve herkesin hayatında bu isimlerden bir kaç tane bulunuyor.Az ama öz oluyorlar,herkesten farklı siz oluyorlar.
İlkokul 4.sınıf Acıbadem 'de bir okul,Emine Öğretmen, ve bir sınıf:)
İlkokul arkadaşlarının garip bir saflığı oluyor bazen o günler aklımda canlanıyorda özlenmeyecek gibi deil dorusu.İpek ise ilkokuldan bana bir armağan ,aslında ilkokulun bana hayatta yok arkadaşı olsun diyerek verdiği bir armağan:).Emine Öğretmen ve inanılmaz disiplinli,düzenli halleri, ilk defa bir hocamın bana bağırması hatta cetvelle elime vurması....bu hikaylerin gerisi çok ama ilkokul kadrosu aynı şekilde liseye başlayınca insan hangisi ilkokul hangisi ortaokul ayıramıyor doğrusu.İlkokul mezuniyeti Crown Plaza-Yeşilköy:) söylenen şarkılar,sesler güzel ya susmayan iki tip :) E bide hayaller var işin kolayı kaset çıkartmak ya eh çıkanlara da baksan bizden güzel değil sesleri üstelik biz uyumlu bir ikiliyiz de bizde yaparız bu işi kesin:)Hala yapamadık ama yapıcaz canım:) Biz kafaya taktık mı neler yaparız.Dimi İpekcim:)Bu satırları okurken onunda aklına yüzlerce farklı şey geliyordur o günlere dair belki de benim aklıma gelmeyen.Ve Acıbademde ki esaret günlerinden sonra caddede bir okula devam etmek ne kadar güzelmiş:) İstek Semiha Şakir.......Bir ilkokul sınıfı azmedip ortaokula aynı kadro ve sınıfta geçermi ya:)Ne okuldu ama Korhan Bey'in eşliğinde söylenen okul marşı....Nerden duyulacak Göztepe ışıklardan duyulacak.....Sözlerini hatırlayamıyorum galiba....çizgilere basmamak lazım orası açık dimi İpekcim:)Hem belki eller bir kere yıkayarak temizlenmeyebilir bi kaç kere yıkamakda fayda var:).Sonra arka bahçedeki kamelya,bahçede kaçanlar takip edilenler,Dinci Sakin Bey'in tek nefeste okuttugu dualar ve her nefes içi kırılan 10ar puanlar,ve bizim kendisi için bestelediğimiz parça ki onu burda hatırlatmayım sen hatırladın zaten:)Off çok şey var ama ne zaman birileri ile ilgili çok anım olsa kelimelere döüklmüyor hatta akla bile gelmiyor.Ayvalık ve "pardon saatiniz kaç" repliği sana çok tanıdık:),sonra zor günlerimde sen İzmirdeyken:) panjurlarla ilgili yapılan gece yarısı tatbikatları ve olağan üstü hal ilanları:) napalım cnm korkuyoruz allah allah:) yağmur yağan gece belki şimşek düşer belli mi olur İpek ya:)amma gırgırcısın hiç ciddiye almıyorsun beni valla.Önce Saint Joseph aldı seni benden vallahi yalan deil ,ne luzum vardı aynı okulda okuyup gitseydik sen belki bu kadar uzağa gitmezdin.Gerçi sonra bende İzmir'e geldim ama...Ortalık karıştı baya bir
Niye gittin ki Amerikaya bir orda karşılaşamadık ,ben döndüm sen gittin ama senin gidiş olmadı be canımcım çok uzun oldu:( Öylede gidilmezki arada 8 saat varken iyi diyordum bir otobus,bir saat uçak şimdi kıta aşmam gerekli sana ulaşmak için...........
Neyse artık biliyoruz arada kıtalar ve okyanuslarda olsa hiç fark etmez,yine paylaşırız yine güleriz yine ağlarız.
Seni Çok Seviyorum ve Teşekkür Ediyorum....İyi Ki Varsın İpo:)