Salı, Eylül 07, 2010

Kendinize 1 Günlük İzin Verseniz...






Bazen nedenını bılmedıgınız gergınlıklerın, çözemediğiniz asabiyetinizin , zaman zaman kaybettiğinizi düşündüğünüz iyi niyetinizin ve umutlarınızın, "bu ben miyim?" dediğiniz hal ve davranışlarınızın en iyi ilacı sanırım kendinizi içinde yuvarlanıp gittiğiniz hayatın akışının biraz dışına atmak...tıpkı benim bugün yaptığım gibi

Hayat akarken siz normalde 9-6 (banka logosu altındaysanız çıkış saati asla 6 değildir) bir plazanın, bir binanın, bir Şubenin içinde vakit geçiriyorsanız gözünüz ister istemez yolda sohbet ederek telaşsız yürüyenlere ,eşofmanları ve spor ayakkabıları ile hızlı tempo yol alanlara veya bir kafede aheste bester yudumladığı bir kahve eşliğinde elinde tuttuğu kitabını okuyanlara takılır.

İşte bunları görüyorsanız karşı konulamaz şekilde "şimdi onun yerinde olmak vardı" dersiniz.Peki madem bazen bu kadar basit şeylere özenebiliyoruz neden "tatil" denince aklımız en az 1 haftalık bir tatil köyü tatiline veya Bodrum'a ya da Antalya gdidiyor.Eğer hayatta görüp iç geçirdiğimiz şey bu kadar basit bir şey ise çözümde basittir 1 günlük bir İstanbul tatili bile "keşke onun yerinde olsam " denilen kişi yapabilir sizi, tıpkı benim bugün yaptığım gibi

Alarm çalmadan uyanmak, keyfince domatesli salatalıklı demli çaylı bir kahvaltı yapmak, öğlenin bir vaktinde DVD izlerken uyuya kalmak , en rahat elbisenizi ve terlıklerınızı gıyıp ve kulagınıza kulaklarınızı takıp Caddeye yürüyüşe çıkmak, evden çıkmadan evvel okumayı çok isteyip bir türlü vakit bulamadığınız kitabı çantanıza atmak, yürümekten yorulunca caddede en sık göreceğiniz yer olan Starbucksa çöküp kahvenizi alıp kitabınızı açarak bir gün geçirmek çok mu zordu.....Hayır hiç de değildi, ben yaptıysam siz de yaparsınız:)

Bence sizde kendinize böyle bir güzellik yapmalı ve kendinize sadece kendi kendinize olacağınız 1 gün hediye etmelisiniz

Hiç yorum yok: